Brighton Gezisi

Untitled-2

Brighton - Pavilion

Brighton - Pavilion

İngiltere’ de bulunduğum süre içerisinde her yeri görmek istiyorum. Okulun gezileride, belli bir haftadan sonra tekrar etmeye başladığı için, bilet fiyatlarını araştırdım ve bir türk arkadaşımla kendimiz gitmeye karar verdik. Bir gün önce ise Ludo Cafe’ de oturup gezeceğimiz yerlerin planını çıkarmak için buluştuk. Okuldan diğer arkadaşları görünce, masalar birleştirildi ve 12 kişilik bir grup olduk. Sadece türk olarak gezdiğin zaman, ingilizcene ufak bir katkı sağlayabilirsin. Masadaki arkadaşları gezimize davet ettik ve sabah 8 de otobüs durağı için buluşma sözü aldık.

10 Temmuz Pazar günü saat 08:00′ de Otobüs durağında 2 eksik kişi ile otobüsümüze bindik ve biletlerimizi aldık, tren istasyonundan. Hayatımda ilk defa bir başka şehire kendi organizasyonumda hareket edecektim ve yurt dışındaydım. Bournemouth’ dan başlayan tren yolculuğumuz Southampton aktarmalı olarak devam etti. Geç kalan 2 arkadaşımızıda aldıktan sonra, bir öğle yemeği ile gezimize başladık.

Brighton şehir olarak 460,000 nüfusa sahip. Yılda 8 milyon turistin (yerli, yabancı)  ziyaret ettiği şehir ise bir çok farklı mimariyi bünyesine bulunduruyor. Beni şehrin ilk resmini gördüğümde dikkatimi çeken Royal Pavilion sarayı ise en enteresan mimariye sahip. Galler prensi için, İngiltere kralı tarafından yapılmış binanın mimarisi Hindistan kaynaklı. O dönem sömürgeleri olarak bulunan Hindistan’ dan mimamiriyi örnek alarak yaptıklarını hemen tahmin edebiliyorsunuz. 1811 de yapılan bina, en çok turist çeken yerlerin başında geliyor. Royal Pavilion’ nun önündeki bahçeye geldiğimizde ise, büyük bir bando takımını izleyen yüzlerce insanın arasından, devam ettik. Ne yazık ki, sarayın içerisinde fotoğraf çektirilmiyor.

Royal Pavilion - Bahadır Kaya

Royal Pavilion

Sarayın arka tarafı ise, anıtların bulunduğu büyük bahçeleri barındıran caddeye çıkıyor. Caddeden aşağıya doğru indiğinizde ise, Palace Pier’ ı göreceksiniz. Üzerinde, bir lünapark bulunduran bu büyük, iskele 1899 yılında yapılmış. O zamanki kullanılma amacının, lünapark olduğunu sanmıyorum:) Brighton sahil tarafının tamamını geçen ufak bir tren ile limana gidiyor ve bir bot turuna katılıyoruz.

Brighton Limanı

Brighton Limanı

Okyanus suyunun dalgalarından nasibini, ıslanarak aldıktan sonra, lunaparkı görmeye gittik. Bir kaç yerel hediyelik mağazanın yanısıra, kumar makinalarının olduğu oyun salonları mevcut.  Lunaparkda denizin üzerinde olmanın verdiği korkuyu insanların gözünden anlayabiliyorsunuz. Gezinin çok uzun sürmesi ve yolculuğun 2 saat olması, tren garına gitmemize neden oldu. Ama, Southampton trenlerinin hepsini kaçırmış olmamızdan dolayı, 5 aktarma ile gece saat 02:00 de Bournemouth’ a vardık. Bir deneyim oldu. Ama, bundan sonraki geziler için bir rahatlıktı aslında.

Selametle..