Günümüzün teknoloji meraklısı yeni nesline ödemeler için ATM kullanmanın ilgi çekici gelmediğini söylemek zor değil. Yeni nesil, akıllı telefon ve tabletler ile işlemlerini 2 parmak hareketi arasında tamamlayarak dijital alışkanlıklar ediniyorlar. Ancak, bankacılık ile ilgili olan ilişkilerini yetişkin oldukları dönemde örneğin bir ev kredisi çekmek için banka şubesine taşımaları gerekecek. Haliyle, yetişen neslin beklentileri ve günümüz insanına ait dijital alışkanlıklar, bankacılık alanında farklı yaklaşım ve ürünlerin de doğmasının yolunu açıyor.
Geçtiğimiz günlerde, sanal gerçeklik ile ilgili bir atölyeye katılma fırsatı buldum. Atölyenin ilk saatlerinde eğitim ve oyun alanında geliştirilebilir ürün ve hizmetleri tecrübe edinirken, Sanal Gerçeklik Teknolojisi Bankacılık ve Finansı Etkileyebilir mi? sorusu aklıma geldi. Atölye de sanal gerçeklik ürün ve hizmetlerinin finans sektörü üzerinde yapabileceği değişiklikleri de, sanal gerçeklik ürünleri geliştiren arkadaşlar ile istişare etme fırsatım oldu.
Sanal gerçeklik, teknik olarak bireylerin orda olma hissini yaşadığı bilgisayar kaynaklı 3 boyutlu ortam olarak özetlenebilir. Böyle bir ortam fiziksel hareketlerinizi ve sözlü komutlarınızı sanal ama inanılmaz sürükleyici bir dünyaya taşıyor. Bu sanal dünyaya uygun yapılar(Sanal Gerçeklik) oluşturmak ilerleyen yıllarda Finans Kurumları için bir lüks olmaktan çıkabilir.
Sanal gerçeklik olan bir bankacılık dünyasında ne gibi artıları olabilir?
Birçok zaman bankacılığa ait haberleri ve teklifleri görüyor değerlendirmeye çalışıyoruz. Finansal rakamları yorumlarken, insanın rakamlarla etkileşimi çok soyut ve teorik kalıyor. Sanal gerçeklik burada devreye girdiğinde çok boyutlu görselleştirme, kişiye ait sözel – fiziksel komutları algılama özellikleri sayesinde kişi ile finansal veri arasındaki yapının daha anlaşılır ve her şeyden evvel görülebilir bir hal almasını sağlayabilir.
Kulak misafirinin olmadığı, bire bir iletişime ait dezavantajların olmadığı bir ortamda müşterinin beklentilerini karşılamak; üstelik üst kalite bir finansal danışmanla her an müşterinin etkileşimde olma imkanı hizmet kalitesini standart bir hale getirip arttırabilir.
Farklı finans kurumlarına uğramadan, onlara ait ürün ve hizmetleri karşılaştırabilmek mümkün olabilir. Bu karşılaştırmalarda, yapacağı kısa vadeli yatırımın ona uzun vadede etkisini yaşatacak bir deneyim kişiye sanal ortamda sunulabilir.
Sanal gerçeklik dünyası, bunları altyapının kalitesiyle doğru orantılı kolaylıkla sunabilir. Hali hazırda sanal gerçeklikte geliştirilen birçok ürün ve oyun içerisinde satın almalar gerçekleştiriliyor. Geliştiriciler sanal marketlerde dolaşarak alışveriş yapılan ürünler üzerinde çalışıyor. Dünya’ da bu tartışmalar finans için bir yıldır yoğunlukla yapılıyor. Asya’ da bir banka, müşterilerin sanal gerçeklik ile uzaktan geleneksel bankacılık yapmasını sağlayacağı bir platform üzerinde çalışıyor. Avrupa’ da birkaç banka sanal gerçeklik ürünlerini test eden ekipler kurdu.
Bankacılık için, regülasyon, bilgi güvenliği ve maliyet gibi konuların olgunlaşmadan sanal gerçekliğin geleceğini söylemek pek mümkün değil. Ancak, yukarıda bahsettiğim yeni nesil 2025 de çalışan kesimin 3 de 1 ini oluşturacak ve beklentiler değişim gösterecek. Tüm bunlar sanal gerçeklikte bir bankacılığı mümkün kılacak olursa yukarıda sıraladıklarımın gerçekleşmesi hayal değil.
Sanal gerçekliği deneyimlemek çok zor değil, bir Google Card Board satın alarak (yaklaşık 20 ₺ ) mobil marketlerdeki VR uygulamalarını deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca, Microsoft Hololens (Arttırılmış gerçeklik) ve Google Tilt Brush (Sanal Gerçeklik) ürünlerine ait tanıtım videolarını da izlemenizi tavsiye ederim.
Gayet güzel ve bilgili bir içerik fakat bir grafik tasarımı eksik