Geçtiğimiz haftaların en önemli haberlerinden birisi de zor günler geçiren Yahoo’ nun Verizon’ a 5 milyar dolar karşılığında satılacağının konuşulması. 2005 yılında Yahoo’ nun aylık 118 Milyonluk ziyaretçisi var iken Google 72 Milyon ziyaretçi alıyordu. Yahoo’ bir dönem interneti domine eden bir firma iken nasıl bu duruma süreklendiğini araştırdığımda hatanın başlangıç noktasındaki altyapıda olduğunu gördüm.
Yahoo ve Google‘ı ayıran özellikleri bugün sıralamak istesek liste uzun olabilir ama temel anlamda iki firmanın yapı taşları aynı hizmetleri kapsıyor. Yahoo’ nun Google’ ın gerisine düşmesinin sebebi iki firmanın temel altyapıya olan bakış açılarında ki farklılıktan geliyor. 2000 yılından itibaren, arama, e-posta, haritalar vb. hizmetlere olan talep büyüyen bir hızda ilerliyor ve bu alanda Google ve Yahoo’ da altyapılarını buna göre büyütüyorlardı.
Yahoo, Netapp firmasının Filer (Bir çeşit Disk Depolama) ürününü, çok hızlı bir şekilde sunucu alanını arttırmak, kolay kullanımı sebebiyle kullanmaya başladı. Bütün Yahoo servisleri NetApp’ in ürününde koşmaya başlamasıyla, Yahoo, NetApp firmasının en büyük müşterisi durumuna geldi.
Google ise, Google Dosya Sistemi adını verdikleri kendi geliştirdikleri yazılım tanımlı altyapı ile çalışmalarına başlamıştı. Bu sistem bir platform olarak işlev görüyordu ve gelecekte ki Google ekosisteminin de temel taşı olacaktı. Google, bu sistemi Yahoo’ nun Netapp den aldığı örnekteki gibi yapmak yerine, sıradan sunucular kullanarak, üzerinde esnek ve ölçeklendirilebilir bir mimariye sahip olmaya çalışıyordu.
Google,4 yıl boyunca platformun sürekli geliştirme yaparak ciddi bir efor sarfetti. Bu süre zarfında Yahoo’ nun pazara yönelik hızlı çözümler sunması, internet dünyasında Yahoo’ nun domine ettiği bir dünya oluşturdu. Ancak, bu yaklaşım belirli noktalarda sorunlar vermeye başladı. Yahoo’ nun sunduğu her yeni hizmet sonrası Altyapıda Netapp’ in yeniden planlanması ihtiyacı doğuruyor, tedarikçi maliyetleri çok yükseliyordu. Örneğin, Yahoo Search ve Yahoo Eposta gibi ayrı ayrı servislerdeki benzer sorunları bir çok kez çözmek gerekiyordu. Her yeni çalışma Yahoo için de maliyetin artması anlamına geliyordu.
Google ise, mimarisini ilk başta yapıp, Yahoo’ nun yaşadığı sorunları yaşamadan efektif bir şekilde çözümlüyordu. Youtube satın alındığında, Google, Youtube’ u hemen kendi platformu içerisinde konumlandırması da bunun en büyük örneğidir.
Sonuç olarak, Google gelen yüke göre kaynaklarını farklı hizmetlere yönlendirebiliyor ve maliyetlerini kısıyordu. Altyapıdaki maliyet ve karmaşıklıklar sebebiyle Yahoo, Google’ın yeni majör uygulama geliştirmesine karşılık efektif ilerleme kaydedemiyordu.
Bu esnek bir mimari yapının önemini anlatan ciddi bir hikaye aslında. Ancak, bilgi teknolojilerinde çözümü düşünmeden önce sorunu anlamanın da ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor.