Düşün Taşın Derneği olarak ikinci workshopumuzu Emphaire CEO’ su Sn. Yücel Muratoğlu ile yaptık. Kendisinin bu konuma gelene kadar ki süreci (Hayat Hikayesi) film tadındaydı. Etkinlikte anlattıklarının en az bir o kadar ilginç tarafı daha anlatmaya vakit bulamadıklarında var gibi geldi. Yücel MURATOĞLU, “işin üzerinde barındırdığın herşey çocukluktan gelir, girişimcilik de böyle oluşur” diyor. Young Ceo Club’ ın kuruluş hikayesinde Sn. Ömer NART’ ın dediği gibi “bizim çocuklarımızda girişimcilik kültürü içinde yetişecek”. Yücel Muratoğlu ayakkabı boyarken utanıp, o işi yapmaması veya çocukken yaşadıklarını anlatırken hep bunun girişimcilikle bir ilgisi olduğunu ve bunu yıllar sonra anladığını söylüyor. Birgün babası yanına gelip, gözlerinin hizasına eğiliyor, göz teması kuruyor ve böylece önemli bir mesele konuşulacağını anlıyor. Ogün babası evin anahtarını ona veriyor ve dikkat et yoksa evimize hırsız girebiliyor diyor. O günden sonra bir eli cebini yoklayarak oynamaya başlıyor. Bu şekilde önemsiz şeyleri yaparken önemli işleri yapmayı unutmamayı öğrendim diyor.
Babasının kararı ile girdiği Süper Lise’ den alınıp, sağlık meslek lisesine kayıt ettiriliyor. Ailesi onun için memuriyetin iyi olacağını düşünüyor. Lise sırasında kitap okuma alışkanlığı edinemese de, kompozisyon yarışmalarında hep derece alıyor. Lise başlarında TV da gördüğü NEY tutkusu ile tabakhanede çalışıp kazandığı parayla ney alıyor. Ancak, Ney süs neyi çıktığı için lise bitene kadar neyden sesi zar zor çıkarabiliyor. Ney’ in süs için olduğunu İstanbul’ a geldiğinde gideceği NEY kursunda öğreniyor. Lisede duyduğu CV kelimesinin anlamını öğretmenine soruyor ve anladığı kadarıyla bir CV hazırlayıp dönemin en iyi ambulans firması medline’ a giriş-gelişme-sonuç şeklinde bir kompoziyon gönderiyor. Firma geri dönmediği için her hafta birkaç kere fakslıyor. En son firma yetkilisi arayıp, kardeşim biz medline değiliz ancak senin CV’ ini firmaya ulaştırdık diyor. Meğerse, sitenin altında yer alan web sitesini yapan firmaya cv’yi fakslıyor. İstanbul’ a geldiğinde ise Ambulans’ da çalışmaya başlıyor bir firmada. Ardından, boş vakitlerinde Kemer satmaya karar veriyor. Bir arkadaşının memlekette ürettiği kemerleri İstanbul’ da dükkan dükkan gezerek, satmaya çalışıyor ancak, başarılı olamıyor. Pazarlama yönünde eksik olduğunu düşünerek, pazarlama eğitimine katılıyor ve kartvizit (Marmara Bölge Müdürü Yazan Siyah Kartvizit 🙂 ) – mağazadaki sorumluyla göz teması ile konuşma sayesinde kendisine inanılmaz bir maddi imkan sağlıyor ve o parayla araba alıyor. Tabi biz Endüstri Mühendislerini ilgilendiren bir ufak nokta vardı orada oda şu, Kemerlerin siparişini aldıktan sonra bir bilim dergisinde gördüğü ürünleri kodlama stratejisiyle (KANBAN gibi) siparişleri üretici arkadaşına iletiyor. Kışın gelmesiyle satışlarını sürdürmüyor ve daha büyük firmaya geçmek istiyor. Medline’ a girdiğinde kariyer birimine uygun olduğunu düşündüğü birimi söyleyip ilerleyen zamanlarda firma içinde bir kariyer yolculuğuna giriyor. Bir koordinasyon eğitiminde genel müdürün olduğu ortamda CV ile ilgili anısını anlatıyor. Müdür “o manyak sen miydin diyor?” Hayatta hayallerin ve hedeflerin gerçek olduğunu da belirtiyor. Aslında bir yere odaklanarak vizyon çizmek çok önemli. Zaten Sn. Yücel Muratoğlu, 2030 yılı Sağlık Bakanı olarak kendini tanıtıyor, akabinde “O nasıl bir vizyon” cümlesini duyuyor. Saç ekimindeki sektörel boşluğu görüp bu işe girişiyor ve bir gün Bakü’ den gelen mail ile yeni müşteriler kazanıp maddi olarak çok iyi dönemlere ortakları ile birlikte ulaşıyor. Bir gün TV’ de Pakistan’ da ki sel felaketini görüp, Pakistan’ a gidiyor. O ülkede “paylaşmak” kelimesinin önemini anlıyor. Firmasını ortaklardan ayırıyor ve baştan başlayarak şuan uluslararası çapta bir firmaya sahip duruma geliyor. 1 Ayda gelen 200 yurtdışı misafiri için otel satın alma durumuna gelen bir firmadan bahsediyoruz. Ancak, en güzeli ise saç ekimi yazınca çıkan firmanın kendi firması olması. Sektörel anlamda domainler çok önemli durumda. İşi olan, iş hayali olan herkesi geleceğin arazilerinden (domain) almaya davet ediyorum.
Somali’ yi anlattığında yaşadığım ülkenin kıymetini bir kez daha anladım. Şu ülkede refah ve mutluluk içinde yıllardır yaşıyorum ama insanlar büyük felaketler, savaşlar ve bombalarla sınav oluyor. Bu sınavdan elbette başka ülke olsa bile üzerimize düşen görevler var. O görevleri yerine getirmeyi bırak, bir adım ötemizi düşünmekten sıfır noktasındaki insanları görmüyoruz.
Velhasıl, Yücel Muratoğlu’ dan dinlemek daha güzel oluyor. Düşün Taşın Derneği olarak yaptığımız Workshoplara hepinizi bekliyorum ve Sn. Yücel Muratoğlu’ nun kişisel adresini mutlaka ziyaret etmenizi naçizane tavsiye ediyorum. Kendisinin etkielndiğim 2 sözü ile bitiriyorum:
“Acziyet İnsana Hiç Yakışmıyor”
“Girişimcilik falan hikaye abi, paylaşmadıktan sonra.”