Forum İstanbul 2013 Notlarım

forum istanbul 2013 (Custom)

İstanbul’da Swissotelde gerçekleşen Forum İstanbul 2013 etkinliğinde KÜRESELLEŞME & YENİ DENGELER “DÜNYA SİSTEMİNDE OYNAYAN TAŞLAR” konulu  konferansta bu yıl yerimi aldım. Organizasyon sonunda etkinliğe 2 yıldır gitmediğim için pişman olarak ayrıldım açıkçası. Çok önemli insanları dinledim, tanıştım ve birçok tecrübe edindim. Daha önce notlarımı Endüstri Mühendisliğim Platformu Köşemde paylaşmıştım. Bugünde Burada bütün notlarımı bir seferde paylaşacağım ve fotoğraf albümümü yayınlayacağım. Organizasyon notlarımıza başlayalım:

Ali Babacan dünyada ekonomi durumlarına, mevcut krizlere, ülkenin son 10 yıldaki politikasına ve gelecek 10 yılda odaklanılması gereken 10 temel konuya değindi.

Avrupa’ da ”Bankaların batması gecikti. Kriz bitmedi.”

Avrupa’ nın günümüz ekonomik sıkıntılarından bahsederek başladı konuşmasına. Avrupa’ da krizin bitmediğini sadece bankaların batmasının geciktiğini söyledi. Bu krizde verilen uzun vadeli sözlerin yerine getirilememesi ve kısa vadeyi kurtarma planları sebebiyle “G-20 de Avrupa ülkeleri başta Fransa olmak üzere sözlerini tutamadıklarını bildirdiler.” Finlandiya kuzeyinde yer alan Lapland bölgesinde birebir basından uzak olarak 8 ülkeden önemli kişilerle sohbet ettiklerini ve Avrupa hakkında konuştuklarını belirtti. “Avrupa hakkında konuştuk. Kaygılar artmış. Özellikle politikada kısa döneme bakış Avrupa’ nın en büyük sorunu. Türkiye 2023 hedefini konuşurken çoğu Avrupa ülkesi önlerindeki 1 ayı düşünüyor.”

Gelişmekte Olan Ülkeler ve Gelişmiş Ülkeler Dengesi

Sadece Avrupa’ da ki değil dünya genelinde birçok ülkeden örnekler vermeye devam etti Ali Babacan ve şunları ifade etti “Japonya’ nın kamu borcu %250 yi bulmak üzere ve çözümü ise parayı basmakta bulmuşlar. Gelişmekte olan ülkelerde likidte çok fazlayken; ABD, Japonya gibi yerlerde tehlike oluşturuyor. Likidte geri çekileceği zaman, gelişmekte olan ülkelere dikkat edilmeli. Güven olmaz ie tüketici durur, üretici durur. Likidte istediğin kadar olsun büyüme gelmez. (Örn: ABD,Avrupa, Japonya) “.

“Dünyadaki Toplam GYİH da gelişmekte ülkeler gelişmiş ülkeleri geçmek üzere.”

Dünya’ da bu dönem gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri sermayede yakalamasınada değinen Ali Babacan  G-20 nin’ de zirveler anlamında önemli bir karar mekanizması olmasından bahsetti. “2008 Krizi sonrası G-20 ciddi bir zirve haline geldi. G-20 de alınan kararlar IMF, Dünya Bankasında anında görülür oldu.”

Türkiye’ nin Politikaları

Ali Babacan dünya ekonomisi sonrası Türkiye’ ye döndü. Hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlük, demokrasi için “hala uzağız” ifadesini kullandı.  “Buralarda gri alanlar olmamalı.”  Hükümet politikalarını iktidara gelindiğinden beri 4 döneme ayırdı.

  • 2008’ e kadarki politika: “Bankacılık, sağlık reformları gerçekleştirildi. Ekonomi bünyesini krize karşı koruma amacıyla çalışıldı.” Buradaki felsefe ise çok dikkat çekiciydi: “Tedbiri işler iyiyken alacaksınız” 2008 krizine tedbirler iyi ortamda alınarak hazırlanıldı. Burada örnek olarak Mortgage’ e değindi. “ABD de krizi patlatan Mortgage da Türkiye %25 nakit kuralı getirdi.” Bu kuralla gayrimenkullerin değer tespitinin BDDK veya SPK tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketlerince yapılması gerekmiş oldu aslında. Bunların bir zorunluluk olarak ifade edildiği kararla kredi ve teminat arasında sağlıklı ilişki kurulabilmesi hedeflendi.
  • 2009 Politika: “Krizde Türkiye ekonomisi %49 daraldı. İspanya,İtalya, Portekiz gibi ülkelerin hepsi kamuyu harcama arttırmasını sağlamaya çalıştı. Türkiye ise kamu borcunu azaltmayı seçti. Mili gelire oranlar %46 dan %36 ya bu oran indirildi.”
  • 2010-2011 Politika: “%9.2 ve %8 gibi büyüme oranları bu dönemde görüldü.Büyümenin bir kısmı kredi çekmeyle ve borçlanma ile büyümenin cari açığı arttırdığı farkedildi. Siyaset olarak bu konuda bir tercih yapıldı ve tedbir alındı. Banka kredi hacmine sınırlama getirildi.”
  • 2012: “%2.2 Büyüme oldu. İstikrara güven 1 milyon 88 bin yeni kişiyi istihdam ettirdi. Büyüme belli bir planda %2.2 olacağı bilindiğinden bu yapıldı.” Aslında burada sürekli denilen ekonomik istikrarın önemine bir örnek verilmiş oldu.

Bu yıla kadarki politikaları aktarıp günümüze dönen Ali Babacan, “Hazinenin borçlanma durumu tarihin en düşük noktalarında güven endeksi en yukarılarda yer alıyor. Bu yıl %4 gelecek yıl ise %5 büyüme bekleniyor bunlar iç ve dış olarak yarı yarıya dağılıyor.”

“İhracat pazarı genişletilmeli. Avrupanın iç pazarı şuan çok kötü durumda. Türkiye’ de 4 yılda istihdam 4 milyon kişi arttı. Bu istihdamın 200 bini devlet gerisi özel kurum. Avrupa’ da ise 6 yıl daha düşüş bekleniyor. “ Geçtiğimiz ay araştırıp bulamadığım ülkedeki gelir dağılımını gösteren gini katsayısı ile alakalı olarakda şu bilgiyi not ettim. Ali Babacan “Gelir dağılımında ise raporlara göre gelir dağılımının düzeldiği en hızlı ülke Türkiye.” Olduğunu ifade etti. Son 1 yılda Türkiye’ de yapılan yapısal düzenlemeler ise şu şekilde:

  • 2012 Ortasında yapılan yeni Türk Ticaret Kanunu
  • Yeni Barolar kanunu
  • Yeni sermaye kanunu
  • Deprem sigortası sistemi (Sigortalı konut sayısında 1milyon civarı artış oldu.)
  • Melek yatırımcılık, Girişimcilik
  • Borsa İstanbul ile finansal alt yapı kurulumu

Ali Babacan, AB sürecinin kendi iç reformunu düzeltmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Örneğin ülke ilişkilerinde ikili ilişkileri engelleyen çoklu düşüncelerden bahsetti ve “Hindistan’ ın Pakistan ile arası kötü o zaman dostumuz olamaz anlayışını yıktık.” örneğini verdi.

Gelecek 10 yıl İçin Temel Konular

  • Ekonomi tasaruuf oranları artmalı çünkü hakedipde refahı yaşamalıyız önce çalışmamız lazım.
  • Kayıt dışı durmalı
  • Üretimde daha yüksek katma değer ve inovasyon gerekli.
  •  Enerji ithalatımız 60 milyar dolar bu nedenle Yenilenebilir ve kendi enerjimizi üretmemiz çok önemli,
  • İş gücünde katılık işsizliğe sebep oluyor. Türkiye’ de katı.
  • Yargı ve eğitim çok önemli 2 konu. Türkiye’ de çalışanların ortalama örgün eğitim süresi 5-6 yıl.Bu konuda en dipteyiz. Onyıllar alır bunu düzeltmek. Genç nüfustan çok genç nüfusun eğitilmesi önemli. Ezbere dayalı eğitimde birinciyiz.  Bunların düzeltilmesi lazım.
  • Dünya’ nın 2023’ de en iyi ilk 10 da finans merkezi olma hedefi var İstanbul’ un. Bu hedef gerçekçi ve iddalı bir hedef.

Forum İstanbul’ da Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ ın konuşmasından notlar bu şekildeydi.

Lidersiz Bir Dünyada Sorumlulukların Paylaşımı konulu panelde TÜSİAD Eski Başkanı Sn. Ümit Boyner ve Sn. Serpil Timuray küresel anlamdaki çok kutupluluk, G-8′ den G-20′ ye sürdürülebilir yeni bir dengenin anahtarları gibi konuların konuşulduğu bölümde söz aldı.

Ümit Boyner Küreselliğe nasıl geçileceğinin önemli olduğunu ve büyüme hızının gerçekliğinin konuşulmasının önemli olduğunu belirtti. Ümit Boyner konuşmasına şöyle devam etti:

“Küresel olarak bir güç boşluğu var. G-20 nin maliye tarafı çok iyi çalışıyor  ama IMF-Dünya bankası gelişmekte olan ülkelere mevcut sistemde katkı sağlayamamaktalar ve bunlar ciddi belirsizlikler.“

Ayrıca, G-20 deki Siyasi liderler içinde güvenlik, siyasi olarak çözümlere odaklanmaları gerektiğini söyledi. Dünyada ki ekonomik kriz için de “Finansaldan öte bir mali kriz oldu ve kamu borçları oluştu.” İfadesini kullandı. Bu krizinde gelişmekte olan ülkelerinden büyümesi yavaşlattığını belirtti. Dünyada kurulan yeni dengede Afrika’ nın önemine işaret edip “Afrika, 2 milyar nüfusuyla küresel büyümenin yeni motoru olacak. ” cümlesini söyledi. Afrika’ nın önemiyle alakalı olarak da zaten Forum İstanbul 2013 ekibi ayrıca bir bölümü yazı dizimde görebileceğiniz gibi konferansa eklemişti.

Türkiye’ nin gelişme sürecinde AB Sürecinin’ nin gelişmemiz açısından çok önemli olduğunu belirtti.Birliğin sağlanması çok önemli bir prova olduğunu Türkiye’ nin gelişimi açısından çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının sağlayacağı avantaja değindi. Türkiye’ de üzerinde çok konuşulan inovasyon üzerine söyledikleri ise çok kritikti.

“İnovasyon çok kullanılıyor. Robert G. “1950 lerden beri dünya hep büyüyebileceğini düşündü ancak bundan sonraki inovasyon sanayi devrimindeki etkiyi yapmayacak.” Küresel büyümede engeller var denebilir. “

Ali Babacan’ ın dediği yapısal reformlara işaret edip eğitimi ön plana çıkararak “Eğitimden çok eğitimin niteliği önemli, Yapısal reformlar mali ile birlikte mikro seviyede eğitime kadar uygulanmalı” diyerek sözlerini bitirdi.

YASED Başkanı Serpil Timuray ise Dünyada iletişimin ve teknolojinin önemine değindi.Bilim kurguda görülen şeylerin artık günlük hayatımızda görüldüğünü ve güce ulaşmanın eskisine göre daha kolay ve daha kısa bir sürede gerçekleştiğini belirtti. Aslında ekonomik kriz sonrasında dünya genelinde gözlerin G-20 ye çevrildiğinin ve yeni arayışların liderlik anlamında devam ettiğini sözlerine ekledi. Aslında daha önce konuşan Ali Babacan ve Ümit Boyner’ in ifadelerinde de görüldüğü gibi küresel bir güç boşluğu kriz sonrası oluşmuş durumda. Ancak Serpil Timuray şunuda sözlerine ekledi: “Türkiye bu yeni dönemin en şanslı ülkesi denebilir. En kritik rolü üstlenebilir.”  Türkiye’ nin önümüzdeki süreçte küresel bir güç olmak için yapacaklarını ise şu şekilde özetledi:

  • Uluslararası yatırım çekmede 23. Sıradayız. 2023’ de buda ilk 10’ a girmeli
  • Bölgesel etkinlik ve AB uyumu birlikte gitmeli.
  • Mevzuat kadar alışkanlıklarda  değiştiği için teknolojide çalışmalar artmalı.
  • Sürdürülebilir büyüme için yatırım iklimi arttırılmalı ve uluslararası ticaret gücü arttırılmalı

Lidersiz Bir Dünyada Sorumlulukların Paylaşımı paneli bu konularla ve konuşmalar ile son buldu.

Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Zafer ÇAĞLAYAN Forum İstanbul 2013’ de ikinci günkü oturumun açılış konuşmasında yer aldı. Türkiye’ nin ihracat ve ithalat durumunu, eksen kaymasını ve serbest ticaret anlaşmalarının önemine dair kritik açıklamalarda bulundu.

“Türkiye’ nin Büyüme Motoru İhracattır.”

2012’ de kapitalizmin tarih ve trafiği değiştiğini ifade ederek başladı konuşmasına. 2008 yılında eleştirilen eksen değişikliğini doğruladı ancak bunun Türkiye merkezli bir eksen olduğunu vurguladı. “2008’ de ekseni değiştirmesek 44 milyar hizmet ihracatı 197 milyar toplam ihracat yapılamazdı. Ekseni Türkiye merkezli kurduk. Pazar çeşitlenmesiyle 42 milyar dolar ek ihracat oldu.” Diyerek eksen değişikliğinin faydasını belirtti. Avrupa’ ya ihracat azaldığını sözlerine ekledi. Ancak, bunun bir eksen değişikliği sonucu değil Avrupa’ da krizin sebebiyle oluşan talep darlığı olduğunu söyledi. Türkiye’ nin etrafında Avrupa’ nın krize girmesi ve Suriye’ nin iç savaşa sürüklenmesi Türkiye’ nin eksenini mecburen başka ülkelere kaydırıldığını belirtti ve ekledi ” Suriye iç savaşı olmasa minimum 3 milyar dolar Suriye’ ye ihracat yapardık. “ Ancak, bu olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye en çok ihracatını arttıran 2. Ülke oldu. Türkiye’ nin büyüme motoru ihracattır felsefesiyle hareket eden ekonomi bakanlığı şuan ülkenin ihracat yaptığı gümrük bölge sayısının 241 olduğunu belritti. Türkiye’ nin dünyada ihracat yapmadığı 2 ülke kaldığını  bunlardan birisinin adını hatırlamadığını söyledi diğer ülke ise Mikronezya olduğunu belirtti.Türkiye’ ye kendi dönemlerinden önceki 80 yılda 14 milyar dolar yabancı yatırımımın geldiğini ancak son 10 yılda ise 125 milyar dolar yatırımın geldiğini belirtti.

Konferansın ilk gününde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ ın belirttiği gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri sermaye noktasına yakalamasına bakan Çağlayan’ da eklemelerde bulundu: “35 trilyon dolar sermaye ile gelişmekte olan ülkeler dünya sermayesinin %50 sini yakaladı ve gelişmiş ülkeleri geçme noktasına geldi.“

Türkiye’ nin Jeopolitik Önemi

ABD de ülkenin bir ucundan bir ucuna 5 saatte uçabiliyorken, Türkiye’ nin 4 saat çevresinde 56 ülkeye gidebiliyorsunuz. Dünya nüfusunun ¼ ü ve gelirinin 1/3 ü bu 56 ülkede.

Cari Açığı Azaltmak İçin

Zafer Çağlayan, cari açığın azalması için nükleer enerjinin çok önemli olduğunu vurguladı. Çünkü, ithalatın dörtte biri 60 milyar dolar tutarındaki enerjiden kaynaklanıyor.  Türkiye’ nin ithal olarak aldığı cep telefonların da bu yıl 2 milyar doları bulduğunu belirtti. Cari açığın ihracat ile kapanacağını söyledikten sonra 2023 hedefleri dahilinde enerji,ulaşım ve bilgi teknolojilerine dair hedef rakamları belirti: “Elektrik üretimimiz %8 oranında artışta Şuan 57 megawatt durumunda, 2023 ‘ de hedef 100 megawatt olmalı. Türkiye 2023’ e kadar ulaşım kapasitesini 2 katına çıkarmalı. 100 milyar dolar tutarında ulaşım için yatırım yapılacak. Bilgi teknolojilerine ise 10 milyar dolar yatırım yapılacak. “

Faiz Lobisinin Sevmediği Adamım

Son günlerin faiz lobisi  çıkışını ben ilk olarak devlet kanadında Bakan Zafer Çağlayan’ dan işittim. Kendisi döneminde faizin %4.9 a düştüğünü söyleyip bu nedenlede “Faiz lobisinin sevmediği adamım”  ifadesini kullandı. Faizle ilgili açıklamalarında bankalarada seslendi ve Bankacılar dikkatli olması gerektiğini söyledikten sonra: “Kar edin tabiki her işletme bu amaçlı kurulur ancak insanflı olun. Sizin kar marjınız başkasını köreltir.” Faizin düşmesinin maliyet enflasyonunda düşüşü getireceğini belirtti.

Zafer Çağlayan konuşmasının bir bölümünü KOBİ lere ayırdı. KOBİ lere yapılan destekleri ve son yatırım bölgeleriyle alakalı bilgiler verdi.Kobileri birde kendi ifadeleriyle tanımladı:“Ekonominin tüm dünyada bel kemiği KOBİ lerdir, bugün fidan yarın orman diyoruz onlara. KOBİ siz hiçbir ülke gelişmez.”

Serbest Ticaret Anlaşmalarının Önemi

Türkiye’ nin AB-Japonya arası serbest ticaret anlaşmasında  taraf olmaması durumunda Japonya bizim pazarımıza AB ile olan gümrük anlaşmamız sebebiyle istediği gibi girebilecek olmasından bahsetti.Bu konuda Japonya ile görüşüleceğini söyledi. Bu durumun ABD içinde geçerli olduğunu belirtip Meksika ve Cezayir örneklerini verdi. Bu ülkelerin AB ile olan gümrük anlaşmaları sebebiyle mallarını Türkiye’ ye sokabildiklerini ancak Türkiye’ nin o gümrüklere giderken onlar gibi sıfır gümrük olayından faydalanamadığını söyledi. “Buda bizim onlarla masaya otururken Onların avantajlı başlamasına neden oluyor. Bize sıfır gümürkle geliyorlar biz onlara sıfır gümrükle gidemiyoruz. “ Vizelerin kaldırılmasını da olumlu bir gelişme olduğunu işadamlarımızın daha aktif çalışmalarını sağladığını vurguladı. “Türkiye’ deki işadamlarına vize var. Kanadalı diğer ülkelere gidiyor ama bize vize uygulanıyor.”  Sözlerini bu şekilde noktaladı.

Leave A Comment