Bazen diyorum da bazı şeyler olmasaydı.

Vaktin insanları umursamaz yapacak kadar değeri olmasaydı mesela. Yani, hatanın olumlu bir nedenle oluşma ihtimalini düşünecek kadar olumlu olmak!

Yüzsüzlük yapıp “ gülümseyen yüz “gösterenlerin samimiyim imajı olmasaydı.

Kimse ben haklıyım demeseydi de en ufak olay da kendi payına düşeni düzeltseydi.

“Ben değişsem ne olacak ki” düşüncesi tarih olsaydı da kitaplardan okuyup ders alsaydık.

Yolun sonunda değil de başında doğru yapıyor muyum diye bir düşünseydik.

Doğruyu söyleyene kulak kabartsaydık.

Bir fincan kahve hatrından bahseden kültüre Amerikan kahveleriyle toplumsal kademe atlatma yarışına girmeseydik.

Paramızı lükse pay etmeseydik de elimizdekinin dolu tarafıyla mutlu olsaydık.

Sosyal medyayı gerçek kimlikte sahte portler çizmek yerine insanlarla doğru düzgün iletişim için kullansaydık.

Görünmezlik mertebesine ulaşan insanlığı saklandığı yerden çıkarabilseydik kısacası.

“Haydi sende bir adım at” ların önüne KOCAMAN reklamlar yapıştırmasaydık.

Reklamsızda payımızı düşeni alırdık aslında O’ nun katında.

Ödül ile isim yapacağımıza isimsiz ödüle layık olup mutlu olsaydık.

Çoğu hedef hataya sürükler ama iyi görünür ya ona yanarım artık.

Gerçek ile yalan ne ara karıştı da, muzdarip oldu öteki beşer.

Ne ara kaptırdık kendimizi marka yarışlarına, imaja ve de toplumsal klavye ideolojisi ile gelecek sahte barışa.

Bir marka oluşturanların globalliğine güvendik de sokaktaki mendil satan adama mı asıldı kaşlar.

Bir sen doğruydun da değerini bilemedi mi karşındaki başlar.

Böyle gittiği sürece oturmayacak insanlık adına taşlar.

Mevlana sözleriyle alacağın beğeninin vereceği kişisel imajı hayal ederken o söze zıt davranışınla kırılan kalpler ne olacak?

Bir gün sonra hasta olmayacağımız gibi bir gün sonra mutlu olmayacağımızda kesin değil.

Bundan çıkarılacak anlam doya doya yaşamaksa hayatı, yaşa kardeşim düzgün insanlar inşallah toplarlar arkanı.

Her koyun kendi bacağından asılsa da hepimiz koyunun parçalarıyız sanki bir hücrede sen bir hücrede ben varız.

Yap doğruluk için elinden geleni en doğrusu bu sanırım.

Selametle…

Leave A Comment