Havacılık Sektörüne Dair Notlar

İstanbul Ticaret Üniversitesi Üretim Araştırmaları Kulübü’ nün Lojistik Haftası dahilinde düzenlediği son etkinlik olan Türk Hava Yolları Teknik Gezisi’ ne katılma fırsatı buldum. Orada bize anlatımda bulunan bir şefin de dediği gibi THY Teknik’ in gezilmesi için valilik onayı ve bir çok prosedür gerekiyor. Bunu başarabildiği için Üretim Araştırmaları Kulübü Türkiye’ nin en aktif kulüplerinden zaten.

THY Teknik’ de ki Hangar ve uçakları görmeden önce havacılığa dair bir sohbet ettik. İstanbul’ un havaalanı sıkıntısına değinildi. Özellikle, Günde 750 – 800 uçuşun olduğu Atatürk Havalimanı büyük bir sıkışıklık yaşıyor. Bölgede askeriyeye ait bir arazi olsa da buranın tam olarak havalimanı inşaatı dahilinde büyütülmesinin pek mümkün olmadığını, zaten büyütülse de yetmeyeceğini söylediler. Yani, havacılık sektörü çözümü 3. havalimanında görüyor.

Havayolu Taşımacılığı ve THY

THY Teknik Hangarı

THY ile ilgili konuşmalardan önce yolcu taşımacılığı konusunda, Emirates havayollarının dünyada ilk 3 te olduğunu ve yaklaşık 400-500 lük bir uçak filosuna sahip olduğu bilgisini aldık. Mesela, THY Emirates’ in İstanbul hava sahasında uçmasına pek izin vermiyor. Daha doğrusu çok uçuş yapmasına izin vermiyor. Özellikle, Firmaların kendi ülkelerinde bu tutuma gitmeleri çok normal çünkü, firmalar arası rekabet ancak bu şekilde olabiliyor. Star Alliance’ a üyeliğin bu konuda THY’ ye kazandırdıklarını sordum. Özellikle bunun bir havacılıkta Avrupa Birliği’ ne girme olarak algılanması gerektiğini söylediler. Bu nedenle bu tip konularda bu firmalar arasında uçuş kolaylıkları mutlaka sağlıyor. Türk Hava Yolları 2000 li yılların başında 60 uçaklık bir filoya sahipken şuan 180 uçaklık bir filoya sahip. Bunun 2023 hedefi dahilinde 250 – 300 uçağa çıkarılması söz konusu böylece dünyada şuan ilk 10 da bulunan THY’ i ilk 3′ ü zorlama noktasına getirecek. Özellikle Dubai’ nin bu konudaki başarısı çok dikkatimi çeken bir konu oldu. Dubai’ nin Turizm merkezi olmak için Emirates gibi bir markayı oluşturması ve bunu dünyanın en iyileri arasına getirmesi çok  önemli bir strateji. Şuan dünyanın havacılıkta taşıma merkezi olmaya çalışmaları ve uçuşları (uygun bir merkez olmamasına rağmen) aktarma için Dubai’ ye çeken bir alt yapıya sahipler. THY’ de İstanbul ve Türkiye için bu konuda ter döküyor. Bunun en güzel kanıtıda 2010 yılında aldıkları Avrupa’ nın en iyi havayolu firması ödülü. Yalnız bu ödül tek açıdan değerlendirilerek verilmiş. Buda “İKRAM”. Evet THY ikramlar doğrulutusunda müşteri memnuniyeti anketinde bu başarıya ulaşmış. Bundaki en büyük etkende Dünyanın en iyi yemek firmalarından biri olan Avustralya’ lı bir yemek firmasıyla ortaklaşa kurdukları yemek firması ki THY’ nin yemekleri çok iyidir.

Havacılık Sektörüne Ait Teknik Firmaları

THY Teknik şuan dünyada ilk 10′ da havacılıkta teknik işi yapan firmalar arasında bulunuyor (çalışanların dediğine göre).

Geniş Gövdeli Uçak Ekonmi Sınıfı THY

THY diğer ülkelere nazaran çok genç bir filoya sahipmiş ortalama yaş 6.5. Tabi bunu son 10 yıldaki mükemmel seviye arttırmaya ve filoya yeni katılan (3 katına çıkmış bir rakamdan söz ediyoruz) uçaklara borçlular. İşin teknik kısmından bahsetmeye devam etmek gerekirse Uçaklar geniş ve dar gövdeli olmak üzereye 2′ ye ayrılıyor ve THY ağırlıklı olarak dar gövdeli uçaklar kullanıyor. Bunun en önemli sebebi tabiki güçsüzlük değil, bulunduğumuz coğrafi konumun getirdiği verimlilik. Nasıl yani diyeceksini? Şuan da Türkiye bulunduğu konum itibariyle onlarca ülkenin başkentine bir kaç saatlik uçuş uzaklığında, bu durumda geniş gövdeli uçakların masrafına vs girmesine gerek kalmıyor. Türkiye’ nin coğrafi konumuyla gelen bu şans bir çok firmada bulunmuyor olsa gerek. Tabi THY’ nin de okyanus ötesi veya uzak doğu uçuşlarında kullandığı geniş gövdeli uçakları mevcut. Ama, Uzun gövdeli uçaklar ne kadar gösterişli ve güçlü bir gösterge gibi olsa da Az yolcu durumunda (Geniş Gövdeli Uçak Kapasitesi : Min. 250 Yolcu Kapasitesi) ve uçuşla gelen masraflar konusunda israftan öteye gitmez bu yakın coğrafyalarda.

THY Teknik Hangar

THY Teknik Atatürk havalimanında Teknik firmalarından birisi ve çevrede MNG Teknik (Bu MNG Çarşamba günkü panelden sonra gözümde bir KOÇ Holding’ den farkı kalmamıştır.) Onur Teknik gibi bir kaç firma var. Teknik işlerde her teknik firma her uçağı tamir edemiyor ve bakımını yapamıyor keza THY Teknik hangarını dolaşırken Onur Air’ e ait bir Airbus tipi uçak da bakımdaydı. Her uçakın tamiri için bir sertifkasyon var ve bunun teknik firma tarafından alınması gerekiyor. THY Teknik A-B-C sertifikalarına sahip ve mesela Onur Air’ de C sertifikasyonu olmadığı için uçağını orada tamir ettiriyor (Kaynak). Tamir işlerindede verimlilik zaman analizi var. Burada kilit nokta şu. Dünyanın hava yolcu taşımacılığı noktasında en yoğun dönem olmasına rağmen Teknik Firmaları için de en az yoğun dönem yaz dönemi. Çünkü, hiç bir firma en yoğun dönemde filosundan bir yada bir kaç uçağı teknik işler sebebiyle kaybetmek istemez. Bu bağlamda bu firmalar teknik işleri kış döneminde halletmeye özen gösteriyor.

Teknik firmalar arasında hep havayolu şirketlerinin kurduğu teknik firmaları yok. Özellikle, Sadece bu işe yatırım yapan

THY Teknik

girişimcilerin kurduğu firmalarda mevcut buna örnek olarak da Bir Türk – Çin ortaklığı ile oluşturulan MY Teknik örnek verilebilir. Yabancı havayolalrının bizim havalimanımızda (veya ters mantıkda yürütülebilir farketmez) yaşadığı teknik sorunlar nasıl hallediliyor ve THY Teknik dışarıdaki havalimanlarında da hangarlara sahip mi?  sorularında ise bu tip konularda bir iş birliği ve teknik işin halledilmesi odağıyla icraat yapılması söz konusu. Herhangi bir firmanın yabancı bir havayolunda teknik arıza durumunda oradaki teknik firma ile anlaşmalı değilse bile anlaşma sağlanıyor ve uçak geri gidecek kadar tamir edilip geri yollanıyor ve asıl tamirat ülkesinde veya hangi teknik firmasında yapılacaksa orada yapılıyor. Uçakların ağır tamirat denen bir dönemi de oluyor. Uçak tamamen bir bakıma giriyor. Ama, yeni alınan uçaklarda 10 yıla kadar böyle bir bakıma gerek duyulmuyormuş. Birde benim yıllarca merak ettiğim “Uçaklar her inişte tekerlek lastiklerinin değiştirilmesi gerekiyormuş” söylentisi doğru olup olmadığına dair aldığım cevap ise, bir lastik ile 200 iniş kalkış yapılıyor ve her iniş kalkışta yıpranan lastik 200. ünde kaplanıyor ve bir tekerleğin 6 kez kaplanma ömrü var buda toplamda 1200 iniş – kalkış demek. Uçakların en pahalı parçaları motorlar olsada benim ilgimi en çok iniş takımları çekti. yaklaşık 300 tondan fazla bir yükü o hıza rağmen absorbe eden bir yapıdan bahsediliyor. Bu takımların içndeki yağ ve hava ile takımlar en az zarar görecek şekilde dizayn edilmiş çok enteresan endüstriyel parçalar bunlar. Parçanın tamiratı durumunda her parça en ufak parçasına kadar ayrılıyor ve bu parçaların dış kaplamaları bile sökülüyor. Teknik bir kaç parça görsekte en çok ilgimi Yardımcı Güç Enerjisi sağlayan ve motorların arkasında egozoz gibi duran bu mekanikler, uçağın yerdeyken harekete geçişini başlatan cihazlar hatta belli bir feet e kadar da uçuşu bu mekaniklerle sağlamanız mümkün, uçağın elektirği bunlarla sağlanıyor.

Çok detaylı ve masraflı iş havacılık sektörü. Endüstri Mühendisleri’ de bu işin bir çok kısmında görev alıyorlar. Özellikle verimlilik ve saniyelerin önem kazandığı bu tip sektörlerde hayati öneme sahip bir meslek dalı. Türk havacılığında önderlik yapan THY nin çalışan istihdamını Türk Hava Kurumu Üniversitesi büyük ölçüde rahatlatacaktır diye umuyorum.

Elimden geldiğince gezideki bilgileri not ettim ve sizlerle paylaştım.

Havacılık Sektörüne Dair Notlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön